25 Nisan 2012 Çarşamba

Uc peynirli kis

Aslinda bu bloga yemek blogu olarak baslamadim. Daha cok bizim buyuk kizin buyume seruveninde unutmak istemedigim anlarini yaziya doktugum, arada pisirdiklerimi, ciceklerimi yani kisacasi buradaki hayatimi yazdigim bir blogdu.

Uzun zamandir pek birsey yazamiyorum; vaktimin cogunu, hayatimiza bir seneden biraz fazla bir zaman once giren kucuk kizima ayiriyorum. Ama o ele gelince bana afaganlar basti ve son dort senedir yaptigim tam zamanli annelik olayina bir cilginlik yapip bir de is kurma macerasi eklemeye karar verdim. Olurdu, olmazdi, nasil olur, deger mi, zor mu olur diye dusunup tasindik. Hayata gecirmesi dusunme bolumunden daha az sancili oldu. Hayalimin pesini birakmadim, hirsla umitle sarildim. Anne olmak, cocuklarimla ilgilenmek, onlara vakit ayirabilmek vazgecilemez bir ayricalik ama neticede anne olmadan once de ve anneyken de onemli olan bir konu var: Ben bir insanim ve benimde yapmak istediklerim, hayallerim, pesinden kosmak istedigim seyler var. Hayat, ozellikle coluk cocuga karisinca, oyle bir hizli gecer oluyor ki; bu istediklerimi biraz oteleyeyim, ozveride bulunayim dersen zaman akip gidiveriyor. Zaman uygun bir hal aldigindaysa kendini hem yorgun hem de motivasyonunu kaybetmis hissediyorsun. Iste bende gucumu buradan alarak girdim bir ise. Artik bende kendi isini yapanlar grubuna katildim. Love to Cook diye de bir sirketim bile var:) Burada ne mi yapiyorum? Yemek pisirme kurslari veriyorum. Isler iyi gidiyor, kendimi hirpalamadan, gozumu hirs burumeden annelikle ahcilik arasinda denge kurmaya calisiyorum. Ara sira Facebook sayfamdan yemek tarifleri bile veriyorum.

Iste sonuc olarak buraya gelecegim. Bu tarifleri "Bir de Turkce yayinlasan ya", dedi cok sevdigim bir tanidigim. Artik bir tane daha blog, sayfa, web sitesi vs. acacak sabrim olmadigi icin bizim Hollanda'daki "tatli hayatimizi" anlattigim bu blog bir konu basligina daha ev sahipligi yapmaya basliyor. Hadi hayirli olsun! Sizlere de simdiden afiyet olsun!