27 Ocak 2011 Perşembe

Yeni yıla yeni kız

Dört gözle beklediğimiz ikinci yavrumuz Defne tam gününde randevusuna sadık kalaraktan ailemize katıldı. Sağlıklı, koca gözlü, pembe bir bebek. Güzel mi, Lara’ya mı benziyor, kime benziyor, eller ayaklar tıpkı babası konuşmaları arasında evimize de döndük. İyileşme, dinlenme ve birbirimize alışma süreçlerini geride bırakaraktan hayatımıza devam etmeye başladık.

DSC_0415

Bebek karnımdayken Lara’nın gösterdiği sevgi ve alakada bir azalma olmadı.  Zaten benim tahminim de bu doğrultudaydı. Sanırım aralarındaki yaş farkı iki çocuk büyütmek açısından bizim avantajımıza oldu. Bebek bir doğsun sen görürsün, o zaman tepkisini verir diyenleri çatlatırcasına Lara hala aynı Lara. Evde olduğu zamanlar benim en büyük yardımcım.

Neyse şimdi biraz Defne’den haberler verelim. Malum bütün bebekler gibi yemek, uyumak ve altına yapmakla meşgul. Uyumak diyorum ama aslında uykuya dalma zorluğu yaşıyor. Neyseki geceleri değil sadece gündüzleri. Uzun saatler uyanık kaldıktan sonra artık uykusu başına vurup ağlama krizine girince artık uykuyla daha fazla savaşamayacağını anlayıp teslim oluyor uykunun ellerine. İşte şimdi bu anlardan birindeyiz.

DSC_0426 

Uykuya dalma/dalamama problemi doğum sonrası eve gelen yardımcı bayanı (kraamzorg) ve ebeyi şaşkına çevirdi. Hiç böyle bebek görmemişler. Yeni doğan dediğin hep uyurmuş. Neyse en sonunda kundak yapalım diye önerdi ebe de Defne’cik biraz huzur buldu.

DSC04787

Yeme konusunda biraz iştahlı. Babası Erol Taş gibi yediğini söylüyor. Homur homur içiyor sütünü. Ee iştah böyle olunca da artık onu ay parçası diye sever olduk. Çünkü yüzü tostoparlak oldu.

İki çocuklu hayata adapte olduk. Hatta yorgunluğumuz gözlerimizden aksa da, karı koca birbirimizle konuşacak halimiz olmasa da çok keyifli olduğunu bile düşünüyoruz. Bizimkiler de dahil olmak üzere, tüm çocukların bir ömür sağlık, huzur ve mutluluk yanlarında olsun.