13 Mayıs 2011 Cuma

Eskilere dalıyorum…

Bazı insanlar vardır gözlerini kaparlar gelecekle veya olmasını istedikleri şeylerle ilgili hayaller kurarlar. Hiçbir zaman bu tür hayaller kurmadım. İçinde yaşadığım ana odaklanmayı, ondan keyif almayı, onu içime sindirmeyi oldum olası daha çok sevdim. Yıllar geçtikçe içime ne kadar sindirirsem sindireyim, yeni hatıraların galip geldiğini, eskilerin öyle veya böyle solup gittiğini anladım.

20’lerin başındayken en güzel yıllarım olduğunu sandığım çocukluk yıllarım için yumardım gözlerimi. Canım gibi sevdiğim, hayatımın ilk yıllarının arkadaşlarıyla geçirdiğim neşe dolu, kahkahalar dolu çocukluk yıllarıma gidiverirdim. Çocuk olduğumdan mıdır nedir, bellek taze sanırım, en solmamış hatıralar da bugünlere aittir. Hala gözlerimi kapattığımda, arkadaşlarımın evinin içindeki her eşyanın yerini, çılgınca koşup oynadığımız, kusursuzca saklandığımız bahçenin her köşesini, çok fazla içine girmemiş olsam bile onların Oma’sının evinin içini bile daha dün gibi hatırlayabilirim. Sadece mekanları değil, yaptıklarımızı, yediklerimizi, oynadıklarımızı, sevinçlerimizi, kavgalarımızı, üzüntülerimizi bile…

30’lara gelipte çoluk çocuğa karışınca zamana yetişemez oldum. O önden koşturdukça, anılar da daha bir silik yer etmeye başladı hafızamda. Bebeğim Lara’yı kucağıma aldığım günü hiçbir zaman unutamasam da, o büyüdükçe hafızam bana oyun oynar oldu. Ne zaman 5 yaşına geldi, nasıl bu kadar büyüdü, ne zaman bu kadar gelişti ve değişti? Şimdilerde en sevdiğim, Defne’m büyüdükçe, gözlerimi kapatıp Lara’nın bebekliğine gitmek oluyor. Defne’nin içinde bulunduğu ayla Lara’nın o zamanki ayını karşılaştırmak. Anı defterlerime ve bu bloga not düşmemiş olsam pek çok şeyi akıp giden zamana kaptıracağımı anlıyorum. 40’lara, 50’lere gelince ne olur, 60’ları, 70’leri görür müyüz, görürsek neler kalır bellekte şimdi bilemiyorum.

Ama birileri Harry Potter’ın Azkaban Tutsağı’nda Albus Dumbledore’un sihirli değneğiyle hafızasından bir anı alıp, bir su birikintisine bıraktığı ve sonra bu birikintiden o anı tekrar seyredebildiği gibi bir büyü buluncaya kadar. Veya internetin kullanım allanlarına insan hafızası depolama bölümü gibi bir  alan eklenene kadar. Hafızamız berrak, yazımız ölümsüz olsun.

Yıl 2050. İnternet üzerinden insan hafızası arama motoru. Hatırlamak istediğiniz anıyı gün, ay, yıl olarak giriniz. Aradığınız anı bulunmuştur, birazdan anıya dalacaksınız. Gözlerinizi kapayıp, arkanıza yaslanınız…

2 yorum:

beste dedi ki...

ben pek memnunum bu 5 yas isinden bambaska bir insan oldu oglus eminim senin guzel Lara'nda. Nice keyifli yillara bebek kokusu icinde Defne'ye muracaat. ben senin ani arama motorunu icat etmeni bekliyorum artik!

Zeynep Gemalmaz Çelik dedi ki...

Beste, gercekten sorry! Bunlari post etmedim, geri cevap yazmadim diye beni o guzel yorumlarindan mahrum etme olur mu? Gerci sen yapmazsin oyle bisey;-)