7 Nisan 2011 Perşembe

Emzik

Defne gündüzleri uyumayı hiç sevmeyen bir bebek. Doğduğunun haftası bile saatlerce uyumadan durabiliyordu. Doğumdan sonra eve gelen lohusa bakıcısı “This is the most awake baby I’ve ever seen” demişti. Aslında uykusuzluk kafasına vurmuyor olsa bırakayım uyanık kalsın hınzır diyorum; ama o uykusuzluk huysuzluğu çekilir gibi değil. Neyse öyle böyle üçüncü ayına geldi Defne’cik. Herşey biraz daha yola girdi. Hala az uyuyor ama en azından eskisi gibi huysuzluğu çok değil.

Bu kadar uyumakta zorlanırken son üç gündür yeni bir huy çıkardı küçük hanım. İki el dua okur gibi birleştirilip göğe kaldırılıyor. Göz hizasına getiriliyor. Tabi bu arada ellere odaklanan gözler şaşı beş oluyor. Daha sonra eller gözün üstüne konuyor ve yavaş yavaş emziğe doğru indiriliyor. Bu arada ellerle gözlerini de oymayı ihmal etmiyor. Sonra o eller yavaş yavaş emziğe doğru kaydırılıyor. Şanslıysa, ki bu pek olmuyor, iki elinin arasına aldığı emzikle mutlu mesut uyuyor. El kol koordinatı pek fazla gelişmediği için genelde bu aşama kendisine verdiği zararlarla sonlanıyor. Gözü oyulmuş, göz çevresi kıpkırmızı, yanaklar mora yakın ve tırnaklar iki günden uzun kalmışsa yüzün çeşitli yerlerinde bilimum tırmık izleri. Bebeğe kötü baktığımızı düşünücekler işin kötüsü. Eline yardım edersek veya aşağı doğru bastırırsak daha da sinir oluyor. Sanki bütün uyku problemlerini halletmiş gibi şimdi de bunu çıkardı başımıza.

image

Sonunda ya emziği eline yapıştırıcağım, emziği de ağzına ya da emziği alıp atacağım derken daha gerçekçi bir çözüm buldum. Kendilerine yarım kundak yaptım. Şimdilerde mışıl mışıl uyuyor.

Hiç yorum yok: