3 Kasım 2010 Çarşamba

Cadılar Bayramı

Aslında olay dört hafta öncesine kadar gidiyor. Ekim sonundaki Cadılar Bayramı için evde bir parti verme fikri beni sürekli yoklamaktaydı. Öyle mi yapsak, onu mu çağırsak falan derken sonunda yetişkinler için bir parti vermek yerine Lara’ya bir parti vermenin beni daha mutlu edeceğini anladım. Hem böylece okuldaki arkadaşlarını ilk defa evimize davet etmiş olacaktı. Aslında okul sonrasında oynamaları için arkadaşlarını sürekli çağırıyoruz ama evimiz o mahalleye uzak olduğu için – araba ile 12 dakika – bizden deli gibi kaçıyorlar. Neyse bende bu parti bir vesile olur, belki okul dışında da kaynaşmalarını sağlar diyerekten hazırlıklara başladım. DSC_0257  Önce evi biraz Cadılar Bayramı renkleriyle sardım sarmaladım. Bu çocuklara yönelik bir hazırlık olmasa da evin genel havasını değiştirmek için çok iyi oldu.

DSC_0263

 

 

 

 

 

 

 

Geçen sene olduğu gibi, bu sene de balkabaklarını babamız ve Lara aldı. Balkabağını oyma işi biraz tehlikeli iş sınıfına girdiği için Lara sadece babasını seyretmekle yetindi. Baba balkabaklarını oyarken, Lara da arkadaşlarına vereceği davetiyeleri hazırladı.

Davetiyeler arkadaşlarına dağıtıldı. İşte sonrasında benim için heyecanlı bekleyiş başladı. Bütün çocukların gelip gelmeyeceklerini haber vermelerini istemiştik. İçim pır pır ediyor, Lara’ya birşey çaktırmamaya çalışıyordum. Ya yine ev uzak diye çocukların hiçbiri gelmezse diye. Neyse ki korktuğum gibi olmadı ve çocukların hepsi gelmeyi kabul ettiler.

İşin eğlenceli kısmı esas bundan sonra başlıyordu. Öyle parti deyip, kuru kuru parti vermek olmazdı. Cadılar Bayramı Hollanda’da Amerika gibi çılgınlar gibi kutlanmadığı için konsepte uygun şeyler bulmak pek kolay olmadı. Ama azimli anne yılmadı, sordu soruşturdu, yabancısı olduğu şehri biraz daha iyi tanımış oldu. Eskiden yapmaya utandığım şeyleri, Lara söz konusu olduğunda hiç çekinmeden yapabiliyorum. Mesela yoldan insanları çevirip, bunu nereden aldınız diye rahatça sorabiliyorum.

Partiye bir hafta kala evin her yerini süsledik. Lara çılgınlar gibi havalara zıplıyordu. Arkadaşlarım ne zaman gelecek diye. Her sabah bıkmadan, usanmadan parti bugün mü diye sordu. Ta ki “Evet, bugün!” cevabını alana kadar. Küçük bir cadı olmaya günler öncesinden karar vermişti. Parti günü kostümünü giydi, süpürgesine bindi ve keyiften havalara uçtu.

DSC04671Lara’nın doğum günü olmadığını defalarca söylememe rağmen, pek düşünceli Hollandalı arkadaşları Lara’ya hediye de getirmişlerdi. İlk taşındığımız yıllarda pek cimri olduğunu düşündüğüm Hollandalıların, aslında yaşam tarzlarının bu olduğunu anlamam pek uzun sürmedi. Artık onları cimri olmakla itam etmek yerine, son derece tutumlu olduklarını düşünüyorum. Bunu da takdir ediyorum aslında. Özellikle de Türkiye’ye gidip geldikçe gözüme daha da batan savurganlıkları gördükçe.

DSC04679

 

 

 

 

 

 

 

Olaki parti eğlenceli geçmez, çocuklar kaynaşamaz vs diye düşünüp birkaç da aktivite düşünmüştüm. İlk aktivite zamanlama hatasına kurban gitti. Çocuklar daha tam ortama ısınmamışken, sopaya dizilmiş donutları getirmiş bulundum. Bir çocuğun ben oynamayacağım demesi sırayla bütün çocukların ben de demesine neden oldu. Biz de uzun bir süre yanlarına gitmeme kararı aldık. Onlar kendi kendilerine çok eğlendiler, yediler, içtiler, dans ettiler, oyunlar oynadılar. Benim aktiviteleri de B planı olarak sakladık. Hepsi zamanı geldiğinde kullanıldı ve çocukları pek eğlendirdi.

DSC04685 DSC04698

 

 

 

 

 

 

 

Güzel ve eğlenceli bir partiydi, Lara’nın arkadaşlarına verdiği ilk partisiydi. Partinin benim için en önemli yanı amacıma ulaşmam oldu. Nasıl mı? Lara dün partisine davet ettiği kızlardan birinin doğumgünü partisine davetiye aldı. Parti hem de prenses temalı:)) Küçücük bir parti hepimize büyük bir mutluluk getirdi.

4 yorum:

yaban dedi ki...

Ayy bu harika olmus, harika bir fikir, hem de basariyla altindan kalkmissin, bravo,,
anne olunca daha cesur oldum demen de beni cok duygulandirdi,,

Zeynep Gemalmaz Çelik dedi ki...

Teşekkürler yaban:))

beste dedi ki...

cok guzel gecmis parti arkadaslari olmasina sevindim simdi bizim de en buyuk problemimiz bu oynayacak arkadas istiyor minik oglus! son fikre bayildim mutlaka uygulayacagim yazmaya baslamana sevindim. Sevgiler cekirdek aileye:))Bu arada Yaban ve Zeynep'in kimselerin bilmedigi bir ortak nokatsi var ama burada soylemeyelim tabi yoksa herkes ogrenir!!!

Zeynep Gemalmaz Çelik dedi ki...

Beste, umarım Leo da yakında bol arkdaşa kavuşur. Artık büyüdükleri her hallerinden belli oluyor. Eskiden anne, baba yeterken artık arkadaş arıyorlar. Sevgiler