28 Mart 2010 Pazar

Ah keşke tanıştırmaz olaydım!

DSC_0702Geçtiğimiz hafta bahçeyi uğur böcekleri basmıştı. Maydanozların arasındaki sonbahardan kalma yaprakları temizlerken minik bir hanımefendiye rastladım. Küçükken en sevdiğim şeylerden birinin onları elimde gezdirip sonrada uçurmak olduğunu hatırladım.  Bir de şarkısı vardı ki saçma sapan. Uç uç böceğim, annem sana terlik pabuç alacak. Ne terliği, ne pabucu demez mi bu böcek? Kafiye için desek kafiyenin “k”si bile yok. Neyse konuma döneyim fazla dağıtmadan. Hemen Lara’yı yanıma çağırdım. Bir yaprak yardımıyla uğurböceğini önce kendi elime sonrada Lara’nın eline koyuverdim. Korku ve heyacan bir arada Lara’nın gözlerinde. Uğurböceği bir elden öbürüne geçti, arada yere düştü, bir daha çıktı, bir daha düştü, bir daha çıktı. Baktım bizim kız “Elmayra” gibi yapıştı böceğe, bırakmaya niyeti yok. Böcek kendini kurtarmak için yaptığı son uçuş hamlesiyle onu ilk bulduğum maydanozların arasına girdi. Artık uçtu gitti, başka zaman yine geri gelir, dedim. Bir iki etrafına bakındıysa da bulamadı.

Ertesi gün ben evin içinde işlerimi yaparken, Lara da bahçede oynamaya çıkmıştı. Koşarak daldı eve, heyecanla:

-  Anne, bir tane uğurböceği gördüm. Üzerine azcık bastım yanlışlıla ama “sooorrrryyyy” dedim. Hadi çabuk gel gitmeden bakalım birlikte, dedi.

Gittim, baktım ki en ökkelisinden söylenen sooorryy bile fayda etmez uğurböceğine.

Bir sonraki günde Lara’yı okuldan almaya gittiğimde, her zaman oynadığı kum havuzunda arkadaşlarıyla birlikte oynamadığını fark ettim. Taşa oturmuştu bir başına, kafası öne eğik. Hay allah, canı kesin birşeye sıkılmış, diye düşündüm. Yanına yaklaşmamla birlikte, olayın hiçte düşündüğüm gibi olmadığını anladım. Almış bacaklarının arasına bir başka uğurböceği, eline çıkarmaya çalışıyor. Niyet kötü değil aslında, sadece eline alıp gezdirmek istiyor. Ama küçük motorik hareketler henüz çok iyi gelişmediği için  o küçük eller istesede yeterince hassas olamıyor. Neyse zamanında varmışım da, kurtuldu bu minik hanım.

6 yorum:

bilge dedi ki...

çocukların dünyası çok masum ve bakir hala yavrum benim ne hassas düşünceli bir çocuk oğlumun küçüklüğü geldi aklıma oğlumda anne söz veriyorum kola almıyacağım bana at alırmısın diye tutturmuştu kola parasıyla canlı at alınamayacağını bilemezki sevgi ve dostlukla..

bloğunuzu bestenin naneleri bloğunda gördüm..

beste dedi ki...

operim ben o minicik elleri:) neyse ikinci kurtulmus sayende!

Zeynep Gemalmaz Çelik dedi ki...

Hoşgeldin Bilge,

Kesinlikle çok saflar, keşke büyüdükçe de o saflık kalsa insanlarda. Hayat sizin oğlunuzun düşündüğü gibi basit bir yer olsaydı, ne eğlenceli olurdu aslında. Sevgiler,

Zeynep Gemalmaz Çelik dedi ki...

Evet Beste, neyseki! O da benim tesellim:)

Calanon dedi ki...

Bir sekilde ogrenecekler doga ile hayvanlarla korkutmadan, acitmadan, oldurmeden yasayip sevebilmeyi, degil mi?
Benim oglan da sevecegim diye bir heyecan yanina gittigi kedileri fena korkutuyor.
Neyse Beste'nin dedigi gibi ikinciyi kurtarmissin :)

Zeynep Gemalmaz Çelik dedi ki...

Calanon, mutlaka öğrenecekler zaman içerisinde. En az kayıpla, en kısa zamanda... Bu arada kediler korkmaya pek gelmezler, aman dikkat!