31 Ekim 2009 Cumartesi

Happy Halloween I

Halloween’ı kutlamayı pek düşünmüyorduk aslında. Hatırlıyorum da geçen sene kutlamamıştık. Tarihinden bile o kadar bihaberdik ki, kapıya gelen çocuklara verecek şekerlememiz yoktu. Boş göndermek olmaz diyerek, kendimiz için aldığımız çikolataları küçük küçük bölüp vermiştik. Ama bu sene elimiz boş geçirmedik hatta dopdolu ve eğlence dolu geçirdik.

Babamızda havaya girmekte gecikmedi ve Cuma akşamı işten dönerken elinde bir balkabağı ile kapıda beliriverdi. Lara hemen pire gibi yanında bitiverdi. Hadi yapalım, ben yaparım sen bırak baba’cım, konuşmalarından sonra olayın düşündüğü kadar kolay olmadığını anlayınca babasının kolları arasından balkabağının oyulma kısmına tanık olmayı tercih etti. Tabi arada anne müdahale etmeden durmadı. Aman korkunç olmasın suratı, sempatik bişeyler yap, çocuğu ürkütmeyelim diyerek ortalığa neşe saçtım.

Neyseki benim saçtığım neşenin yerini kısa bir süre sonra gülen suratlı balkabağının içinden süzülen mum ışığının yaydığı neşe aldı. Bütün gece camımızın önünde loş bir turuncu ışık saçarak içimizi ısıttı.

DSC_0210

DSC_0204

Hiç yorum yok: