11 Mayıs 2009 Pazartesi

Antwerp

Antwerp diğer değişiyle Anvers. Belçika’nın meşhur eski liman şehri, Güney Afrika’dan gelen elmasların işlenip, paha biçilmez mücevherlere dönüşmeden önceki durağı.

Antwerp, bizim oturduğumuz şehre yarım saatlik bir mesafede olmasına rağmen oraya yaptığım ziyaretler bir elimin parmaklarını geçmez. Kanım ısınmadı bir türlü. Eski, püskü, bakımsız ve karmaşık geliyor bana. İstanbul’da Osmanbey ve Kurtuluş semtlerine benzetiyorum. Tabi bir de Şişli’nin karmaşasını eklersek belki daha çok andıracak Antwerp’i.

Bütün bu düşüncelerime rağmen alışveriş ve yemek konusunda Hollanda’dan her anlamıyla daha zevkli ve şık bir şehir. İnsanları bile ufak tefek ve zarifler. Hollanda’da sokaklarda yürürken kendimi yerden bitme gibi hissederken Belçika’ya geçtiğimiz anda boyumu posumu normale dönmüş hissediyorum. 

SDC11209

İşte bu hissi bir kez de hep birlikte yaşayalım diye bindik arabaya ve koyulduk Antwerp yollarına. Yedik içtik, gezdik dolaştık, alışveriş yaptık. Akşam artık dönme vaktine yakın, Belçika’nın meşhur “waffle”ını yemeden dönmeyelim diye oturduk bir kafeye. Waffle’ın tadı damaklarımızda kalarak otoparka ulaştık. Ben otopark parasını ödemek üzere gruptan ayrıldım, aşağı arabanın yanına vardığımda herkes kıvana kıvrana gülüyordu. Hayra alamet değil dedim içimden bu gülme krizi. N’oldu, ne var diye soruyordum ama karınlarını tutaraktan gülmekten başka bir cevap alamıyordum. En sonunda elleriyle arabanın içini gösterdiler. Ve o an, başımdan aşağı kaynar sular boşaldı. Arabanın iç ışıkları yanıyordu. Neydi bu? Dün bir, bu iki… Çocuklar sersem etti demiştim ama artık bu sersemliğinde ötesinde bir durumdu. Çocukların bir günahı olamazdı.

Ani bir refleks gibi, hemen oturdum şöfor koltuğuna ve elim titreye titreye çevirdim kontağı. Motorun çalışma sesini duymak emsalsiz bir mutluluk verdi tüm bedenime. TomTom ayarlandı, bekle ev geliyoruz derken önümüzdeki günlerde arabadan inince herkesin son bir ışık kontrolü yapmasına karar verdik.

                       SDC11212 SDC11228

Hiç yorum yok: