24 Ocak 2009 Cumartesi

Bir rehavet çöktü üzerime...

Türkiye tatili pek çok açıdan iyi geldi aslında ama yazı yazma arzumu biraz zayıflamış görüyorum. Yeni bir yıla girdik, yeni bir ayın neredeyse sonuna geldik ama ben hala yazı yazmak istemiyorum. Neyseki şimdi bilgisayarın klavyesinden çıkan tıkır tıkır sesler kulağımdan içeri ilerlerken yazmanın ne kadar keyifli bir meşgale olduğunu yeniden hatırladım. Aslında yazıyı yazarken anlatacak birşeylerin olması tabiki çok önemli ve gerekli, ama bence insanın içerisinde yazma arzusu olduğu sürece her anı, her insanı, her anıyı yani kısaca herşeyi yazıya dökebilir. İşte benim şu an yazdıklarım bu duruma güzel bir örnek. Yazmak istedikten sonra yazacak şey, insan hayatında sayısız... Evet bu sayısız hikayelerden Türkiye'ye gitmeden önce kafamda birkaç tane vardı, ama yazacak vakit bir türlü bulamamıştım. Ve şimdi kendimi hazır hissediyorum. Birkaç ay öncesinden güzel anılarla yakında yine yazıyor olacağım.

Hiç yorum yok: