2 Aralık 2008 Salı

Turkish night chez Celik

Bu kadar kısa sürede de "homesick" olunur mu dememek lazımmış. Birkaç haftadır canım o kadar çok memleket tadları arıyor ki, evin içerisinde İskender, kuzu pirzola, kebap, şalgam suyu, şamfıstığı gibi tadları sayıklar oldum. Birşey elinin altında olmayınca kıymete biniyormuş.
Hal böyleyken, Güneş'in doğumgünü sebebiyle kendilerine süpriz "Turkish Night" düzenlemeye karar verdim. Önce menüyü oluşturdum: Adana kebap, acılı ezme, pastırmalı humus, ve lavaş. Ve bu doğrultuda tarifler çeşitli yemek bloglarından tedarik edilerek uzun soluklu bir organizasyona giriştim. Tariflerdeki malzemeler bilindik olmasına bilindik ama bunları nasıl ve nereden bulacağımla ilgili büyük endişelerim de vardı aslında. Genelde Türk bakkallarında pek çok şey bulunabiliyor ama hiç biri aynı alıştığım ve aradığım tadı vermiyor. Bu da derin hayal kırıklığı yaratıyor bende. Bir de et olayı beni sürekli hüsrana uğratıyorken Adana kebap için gerekli olan kuzu etini ve kuyruk yağını nasıl bulacaktım. Burada markette alınan etler, her ne hikmetse düdüklüye girip 30 ile 40 dakika pişmediği sürece birşeye benzemiyor. Türk kasabından ise istediğimi hazırlatmaktan ziyade hazır olanları almak durumunda kaldığımı söyleyebilirim. Ama bu sefer neyseki kasaplıktan az da olsa anlayan bir zat bana istediğime yakın bir et hazırlayabildi. Kuyruk yağına gelince unutun gitsin, eti bulabildim ya buna da şükür.

Küçük detayları da hallettikten sonra geriye hazırlıklara başlamak kalmıştı. Bir gün önce eti hazırlıyorsun ve bir gece dolapta bekliyor. Bende önce eti kıyma işiyle başladım. Sağolsun Rondo benim yerime halletti bu zorlu işi. Sonrasında içine diğer malzemeleri de ekleyip yaklaşık 15 dakika yoğuruyorsun. Bu bölümü de Kitchenaid'in hamur yoğurma aparatı yaptı. Rondo'nun ve Kitchenaid'in yardımları sadece bu kadarla kalmadı. Ezmeyi Rondo'da ve lavaşın hamurunu da yine Kitchenaid'de yoğurdum dersem geriye şu soru kalıyor "Sen ne yaptın, şekerim?" Eee, ben işin beyin kısmıyım canım, daha ne yapacağım.

Öyle böyle derken, sofra kuruldu ve oturduk kebap sofrasına. Gecenin sonuna doğru evdeki durum: Güneş, böylesine güzel ve özel bir süprizle doğum gününü kutladığımız için keyiften havalara uçuyordu, Lara, yeme içme bölümü ne zaman bitecek de pasta bölümüne geçilecek diye sabırsızlıktan çatlıyordu, Zeynep de, kendisi dahil, herkesi mutlu etmenin hazını yaşıyordu.

3 yorum:

Adsız dedi ki...

zeynepcim valla lezzetlerini bilemem ama goruntude buradakierden hicbir farki yok....ellerine saglik arkadasim gecen gun Lara ile ilk okul gununde de goz yaslarimi tutamamdim sanki Maxi okula basladi cok ozledim onu ben...operim cok

pecete dedi ki...

Ellerine sağlık şekercim. Güneşin doğumgününü en içten dileklerle kutluyoruz. Sen daha gelemedin mi İstanbul'lara???

Zeynep Çelik dedi ki...

Geliyoruz çok az kaldı, sıkı durun haftaya ordayız.