20 Ekim 2008 Pazartesi

Ne Zaman Büyüyecekler?




Hollanda'ya ilk taşındığımız günlerde, buranın yabancısı olmanın getirdiği acemilikle markette birşey bulmakta oldukça zorlanıyordum. Hatta şimdi düşününce, konu sadece yabancılık ve acemilik değildi sanırım. Lara da başlı başına engel oluyordu. Marketin bir ucundan öbür ucuna ulaşmam, birkaç market ziyaretinden sonra olmuştu. Lara sanki hiç market görmemiş gibi herşeye atlıyor, alma dediğim şeyleri market arabasına dolduruyor ve birşeye kızmayagör, senden üste çıkmak için marketin ortasında kendisini yerlere atıp, bağırıp çağırıyordu. Neyse ki bu günler geride kaldı. Konuma geri dönecek olursam, işte tam o günlerde, Hollanda'da ne kadar kısıtlı sebze olduğunu farkettim. Daha doğrusu sebze çoktu da; benim alışık olduğum sebzeler neredeydiler? Andiv, kerviz sapı, zencefil gibi değişik sebzelerle tanışmıştım. Bunları daha önceden de tanıyordum ama hiçbir zaman alayım da bir andiv pişireyim hevesim olmamıştı. Burada da olacağını pek sanmıyorum. Neticeye gelecek olursak, tanıdık sebze bulma konusunda zorlandığım o günlerde, maydanoz, dereotu, taze nane, roka gibi otları bulamayacağımı da düşünmeye başlamıştım. Tabi hemen buna da çözüm buldum ve kendi tohumlarımı ektim. O gün bugündür bekliyorum. Otlar büyüyecekte yemeklerimize lezzet katacak diye. Her gün sevgi ile sulayıp, heyecanla baktığım otlarım filizlendi. Ama bu hızla önümüz bahara herhalde büyümüş olacaklar. Hatta bir tanesi beni hayal kırıklığına bile uğrattı. Bu kadar sevgiyle baktığım halde bir tanesi filizlenmeme konusunda ısrarcı.

Hiç yorum yok: